BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ
Güncel Haberler

Evde, Sokakta ve Fatih Projesinde Tabletler

Tabletler genelde 7-10 inç arası dokunmatik LCD bir ekranın arkasına yerleştirilmiş minik bilgisayar devrelerinin İnternet ile buluşması sonucu ortaya çıkan cihazlardır. 2010 yılından itibaren yaygınca kullanılmaya başlayan tabletler, netbook/minibook adı verilen küçük bilgisayarlara alternatif olmuş ve de piyasadan silinmelerin sağlamışlardır. Düşük güç tüketimi, daha fazla taşınabilir oluşu, usb ile şarj imkanı, sessiz çalışması, SIM kart girişi ile her yerde İnternet'e bağlanabilme ve çok ekonomik fiyatlara sunulması tableti kısa süre içinde lider hale getirdi.

Aileler radyasyon yaydığı için cep telefonunu çocuklarından mümkün olduğu kadar uzak tutmaya çalışıyorlar. Bilgisayar kullanımı konusunda da belli kısıtlar koyan anne babalar, çocuklarının ekrandan radyasyon almalarından endişe etmektedir. Bu noktada daha masum görünen tablet seçeneğini değerlendiriyorlar. Ev gezmelerinde, ailece gidilen pikniklerde, hafta sonu gidilen AVM'lerde, restoranlarda ve hatta oyun parklarında tablet ile oyun oynayan, video izleyen ufaklıklara rastlayabiliyoruz.

Dokunmatik olmaları sebebiyle henüz konuşmaya başlamamış bebeklerin bile kullanması mümkün olan bu cihazlar, her yaştan kullanıcıya hitap eden zengin yazılım çeşitliliğine de sahip. Görsel ve işitsel açıdan çok etkileyici yazılımların yapılmasıyla iletişim, iş, eğlence ve eğitim alanında kullanımları günden güne artmaktadır. Son olarak ülkemizde 2011 yılı itibariyle başlatılan FATİH (Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) Projesi'nin de temel unsurlarından birisi haline gelen tabletler, ders kitaplarının yerini alıp, öğretmen ve öğrenci etkileşimini sağlamayı hedeflemişti.

Tablet ve bilgisayarların çocuklara kontrolsüz olarak teslim edilmesinin neticesi genellikle oyun ve sosyal medya kullanımı olarak geri dönmektedir. Bunlar haricinde bilgisayar ile ne yapılabileceğine ilişkin bir fikri olmayan öğrencilerin, gerekli olan eğitimi almaları için yegane kaynak okul olmaktadır. Burada da sonuçlar pek iç açıcı değil.

Sonuç raporu yakın zaman önce açıklanan TIMSS (Trends in International Mathematics and Science Study: Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması) 2011 raporuna göre, Türkiye'deki öğrencilerin %10'unun okulda hiçbir şekide bilgisayar erişimi bulunmamaktadır. %15'lik dilimde 1-2 öğrenciye bir bilgisayar, %34'lük dilimde 3-5 öğrenciye bir bilgisayar, %42'lik dilimde ise 6 ve daha fazla öğrenciye bir bilgisayar düşmektedir. Yapılan araştırmaya göre bu yüzdelik durum farklılıkları öğrencilerin matematik başarısında önemli bir farklılığa yol açmamaktadır.

Matematik dersinde bilgisayar kullanma durumları incelendiğinde, Türkiye'de 8. sınıf öğrencilerinin sadece %32'si matematik dersinde bilgisayar teknolojisini kullanabilmektedir. Bilgisayar kullanan öğrencilerin başarı ortalaması 458, bilgisayar kullanamayan öğrencilerin başarı ortalaması ise 450’dir. Türkiye bilgisayar kullanan öğrenci yüzdesi bakımından (%32) TIMSS ortalamasının (%36) altında kalmıştır. Matematik derslerinde bilgisayar kullanılıp kullanılmaması öğrencilerin matematik başarısında belirleyici bir unsur olarak görülmemektedir.



Bu durumu özetlemek gerekirse bilgisayar kullanımı 8. sınıf öğrencilerinin başarısının artmasını sağlayan bir unsur değil. En azından okullarımızdaki şekliyle durum bunu gösteriyor. Öğrencilere bilgisayardan bir video izletilmesi, İnternet'ten konu araştırılması ya da bilgisayarda bir test uygulanması başarıyı olumlu yönde etkileyen bir faktör değil. Yine rapordan alınan sonuçlara göre 8. sınıf öğrencilerinin sadece %22'si matematik derslerinde veri işleme ve analiz etme amacıyla bilgisayar kullanmaktadır. Bu da matematiğin en önemli unsuru olduğuna göre, eğitimde bilgisayarın amacı doğrultusunda kullanılmadığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Tabletler eğitimde bilgisayarların yerini alırken, maalesef işlevleri daha gereksiz unsurlara dönüşmekte. Daha dikkat dağıtıcı, zaman kaybettirici, yetenekleri köreltici ve sağlık açısından da gizli tehlikelere sahipler.

Özellikle tablet kullanımında çok ciddi sağlık sorunları tetiklenebilmektedir. Bilgisayar başında yanlış oturma sorunları genç yaştaki omurganın hatalı şekillenmesi ile sonuçlanırken, çok küçük çocukların tabletleri yatar/uzanır pozisyonlarda kullanması ve bunu uzun süreler boyunca kımıldamadan yapması, iskelet sisteminde daha büyük tahribatlara neden olabilmektedir. Ayrca çok yakından bakıldığı için, özellikle küçük çocuklarda göz kayması sorunlarına da neden olduğu belirtilmektedir. Oturma ve uzanma pozisyonları nedeniyle çoğunlukla başın aşağı doğru eğilmesiyle kullanılan cep telefonu ve tabletler, kullanım süresinin sonunda sinüslerin dolması ve uzun süreli baş ağrılarının da tetiklenmesine sebep olabilmektedir.

Teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki, hayatımıza olan etkilerini değerlendirmeye fırsat bulamadan, hayatımızın bir parçası haline geliveriyor. Amacının çok ötesindeki kullanımın neticeleri ancak 5 yıllık periyodlarda ölçümlenebiliyor. İnsan hayatının hızlı akışı içinde, bu sürenin sonunda tedbir almak için iş işten geçmiş oluyor. Teknolojik bir yenilikle karşılaştığımızda "nasıl kullanılır?" sorusundan önce iki soru gelmeli aklımıza; "ne işe yarar ve ne etki yapar?"

Emre Erdoğan



TIMSS 2011 ULUSAL MATEMATİK ve FEN RAPORU: 8. Sınıfar:
http://timss.meb.gov.tr/wp-content/uploads/TIMSS-2011-4-Sinif.pdf
2015-06-16



2874 kez okundu